puzzle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
puzzle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2010 Perşembe

The Cafe Terrace


the cafe terrace on the place du forum at night' 1888

1000 lik bir yapboz bizim için ideal değil. Çabuk bitti. Van Gogh olsun ama ille de Teras cafe olsun diye tutturan bendim. 5000 lik alalım artık diyorum, Oğuz onu çerçevecide yaparız önerisi getiriyor. Götürmek ayrı bir dert olacak kanısında. Gülüyoruz kendimize. Hayat işte böyle gülerken geçip gidiyor. Ve arkadan bir yerden sesleniyor Vincent, "Tanrıyı bilmenin en iyi yolu, pek çok şeyi sevmektir."

28 Aralık 2009 Pazartesi

Fontaine Pasajı'nda bir pazar


Uzun bir süre salondaki yemek masası için "neden aldık ki biz bunu" dedim durdum. Tamam hiç kullanılmıyor değil. Ama yine de bu kadar az kullanılan bir eşyanın bu kadar çok yer kaplaması can sıkıcı. Kapanır hali ile bile bana göre büyük. Evlenirken bu tür eşyalar almak adet ya, sanki yemek masası olmayan evlenemezmiş gibi. Yemek masamız ile ilgili "atalım ya da satalım biz bunu" şeklindeki düşüncelerimi puzzle yapmaya başladıktan sonra değiştirdim. Şimdi en azından bir işe yarıyor, bir puzzle bazen aylarca üzerinde rahat rahat kalabiliyor.

Yazın başladığım ama uzun bir süredir yüzüne hiç bakmadığım Fontaine Pasajı'nı Pazar günümü feda ederek ve Oğuz'un da yardımıyla - ki o deli işi der dururdu- tamamladım.

29 Haziran 2009 Pazartesi

soft cans


Ve dün akşam bir puzzle maceramızın daha sonuna geldik. Saat 01.30 sularında Sezen ile birlikte son parçamızı da koyduk, şöyle bir uzuun uzun baktık ve ardından kendimizi uykunun kollarına bıraktık. Evet sıradakii...