29 Temmuz 2009 Çarşamba

Acı

Fiziksel acının doruklarını yaşıyorum. Bu acı yüzünden düşünme yetimi sanırım kaybettim. Evet evet kaybettim. Bacağımda çıkan sivilce, sivilce olmaktan çıktı dev bir şeftali çekirdeğine dönüştü. Antibiyotiksel tedaviye pansuman eklendi. Ne oturabiliyorum, ne yürüyebiliyorum, ne yatabiliyorum. Bir de pansumancı bugün bana demez mi "ameliyat olacaksın" Bir yandan ciyak ciyak bağırıyorum bir yandan da aynı yüksek tonda "ne ameliyatıııııı" diye hönkürüyorum. Pansuman odasından kan ter içinde çıktım ve o delirmiş pansumancıya inanmadım. Yarın asıl baş karakter, filmin jönü biricik doktor Yıldıray Bey ile saat 10 sularında yapacağım görüşmede öğreneceğim ki bu şeftali çekirdeğini bünyem birkaç güne kadar atacak ve ben sütliman günlerime geri dönüp, pansumancıdan uzak günler geçireceğim. Evet inanıyorum böyle olacak.

Bu arada yeni psikiyatrımla görüşmem dün gerçekleşti. Eh ben ve atağım, karizmatik şövalye Ender'e alışığız. Desperate Housewives'dan fırlamış bir kadın beni keser mi? Sonuç olarak derdime derman oldu mu? evet oldu. Şimdilik ilaçlarımda minik bir değişiklik ile ataksız, anksiyetesiz günlere merhaba diyeceğim. Evet inanıyorum böyle olacak.

Çok tıpsal sorunlardan muzdarip bir kedi olarak şu sıcak günlerin biran önce hayatımızdan çekilip gitmesini dileyerek bir tıp günlüğüne daha son veriyorum. Çok konuştum ağzıma tüylerim kaçtı gördün mü bak..

5 yorum:

geveze baykuş dedi ki...

kabuğundaki tüyler yüzünden şeftali yiyemeyen insanları düşün. onların şeftali ismini duyunca ve hatta 10 metre uzaktan cismini görünce bile fenalık geçirenleri de var. tüylerle aran iyi bak, yine şanslısın ;))

yeni doktorla aranın iyi olmasına sevindim. minik değişikliklerin getirisi büyük değişikliklerden daha çok olur gibi bi inancım da var. bence her şey çok iyi olacak :)

bacağındaki sivilce azmanı için de ne diyorlarsa yap! pansumancının dediğini değil tabi, doktor civanımı. ameliyat o kadar korkulacak bi şey değildir, hem bak izinin üstüne 1 sene sonra süper bi dövme yaptırabilirsin ;)))

Volkan Kemal dedi ki...

sevgili kedi kardeş,
çok uzaklardan sesleniyorum.. "şeftali çekirdeği" büyüklüğündeki yarana merhem olamam belki ama tipba yakin duran bir karadeki kardeşin olarak derim ki..Kedi yarasını yalarak iyi eder..en büyük doktor sensin sana..ilaç şirketlerin
n borçlarına ortak olmak istiyorsan eğer bilmem.. senin bileceğin iş..

dışarıya çık .. yürü.. sev..sevdalan.. seviş..

sevgiylekal
karakedi

BEYAZ TUVAL dedi ki...

Sevgili Kedicik,

Şeftali değil, karpuz büyüklüğünde bile olsa tıp teknolojisi genellikle fiziksel yaraları iyi edebilir. Ruhumuzda açılan yaralar ise daha zor iyileşir geliyor bana.

Çok geçmiş olsun. "Bu da gelir, bu da geçer" der ya bir türkümüzün sözleri. Bu da gelir ve geçer... Yeter ki kalıcı izler bırakmasın.

Dilerim bırakmaz.

Sevgiler

pusarık dedi ki...

acil şifalar diyorum... umarım ameliyatsız ve acısız atlatırsınız hastalık sürecini...

çello çalan kedi dedi ki...

Geveze, karakedi, creep, beyaz tuval, pusarık; hepiciğinize teşekkür ederim :) böyle şaşkın oldum sevindirik oldum mesajlarınız sayesinde hehe:)