20 Ekim 2010 Çarşamba

Süslü kadının bekleyişi huzursuzdan iyidir

Birazdan Oğuz mutfakta masayı hazırlamış ve hadi diyor olacak. O hadi diyene kadar vaktim var, bir çırpıda anlatayım. Ameliyat çok güzel geçti, babam yarı baygın odasına getirildi. Ne olduğunun pek farkında değildi. "biz ne bekliyoruz burada" diye sordu, ameliyat olduğunun farkında değil tabi, sonra tansiyonunu ölçen hemşire için anneme dönüp "bu hemşire kalp mi çeviriyor " dedi. Annem hepsine gayet güzel cevaplar verdi, kömür var mı sorusuna bile. İkisi de antremanlı. Bu babamın saydık, altıncı ameliyatı.

Böyle günler, böyle anlar yaşamın çok içinde olan şeyler. Hani gerçek anlamda insani. Birini sevmek, birini çok sevmek yanında o kadar çok korkuyu da taşımayı getiriyor.

Babamla ilişkimiz ne zaman bu kadar güzel oldu hatırlamıyorum. Hep böyle şeker şerbet değildik de ne zaman bu kadar yakınlaştık, anımsayamıyorum bak. İletişimimizin göbeğinde birbirimize takılmak var. Ne olursa olsun bir konu bulup atışabiliyoruz, ikimizde de o enerji var, bu iletişimin bir yanı ise anneme sataşmak ve onu dışlamak. Bugün bir ara " İyi ki sen benim babamsın, iyi ki başkası benim babam olmamış" dedim. Ama duygusallığa makyaj gerek. Anneme dönüp "Yapacak bir şey yok bu kadın da annem olmuş, bunu alın başka anne verin diyemem bu saatten sonra" dedim. Babam kah kah kah tabi. Böyle takılmalarıma çok alışıklar. Ameliyattan önce hastaneden biran önce çık da bana bu store perdelerden al dedim durdum. Bu yaşına geldin isteklerin hiç bitmiyor dedi durdu. Ama ameliyattan çıkıp odaya gelmesinin 5. dakikasında o kafa karışıklığında bana şimdi gidip perde alıcam dedi. Annemse nasıl acaip bir görsen. Bugün ben koridorlarda kah adımlarımı kah çizgilerimi sayarken ve kıvranırken annem ne yaptı? Banyoda saçlarını yıkadı, üzerini değiştirdi, rujunu da sürdü. Baban sevmez öyle bakımsız olmamı, gözü gönlü açılsın dedi. Yahu adam ameliyatta, ne ruju, ne süsü. En iyisini o yapıyor elbet. Havası değişip kendini iyiye hazır ediyor. Zaten koridorları dört dönerken zaman bir türlü geçmek bilmiyor...

Oğuz çağırıyor, karnım gurulduyor, galiba artık bir şeyler yemeliyim.

11 yorum:

ŞuŞu dedi ki...

Çokk çok geçmiş olsun babacığına,atlatmışsınız ya ne güzel. Ameliyat beklemeler,üzüntüler, tedirginlikler,acabalar,korkular çok uzun zaman olmadı bunları hissedeli:)
Sanırım anneler içlerinde ne yaşarlarsa yaşasınlar daha dik duruyorlar etrafa karşı,yoğun bakımdan çıkıp odama getirdiklerinde ilk annemi görmüştüm öyle hoştu ki. En sevdiğim bluzu vardı üzerinde saçlarını yapmış dudağında ruju ama gözler dolu doluydu:)
Umarım herkes için sağlıkla geçer zaman ki ötesi teferruat.

Sevgilerle çello çalan kedi:)

Leylak Dalı dedi ki...

Geçmiş olsun canım, iyi geçtiğine çok sevindim ve anneni çok takdir ettim.
Sevgiyle kal, Allah bir daha göstermesin...

SeV@L dedi ki...

Çok sevdiğim bir arkadaşım ne zaman canım sıkkın olsa; "Senin kırmızı rujun yok mu? Hemen sür kırmızı rujunu, düzelt saçını başını!" diye azarlar beni. İyi hissetmenin sırrı iyi görünmekte. İyi hissettiğin vakit de iyi hissettiriyorsun etrafındakilere. Zincirleme bir tepki yani.

Çok geçmiş olsun sizlere. :)

Asortik Krep dedi ki...

Anneciğin hareketleri bir çeşit terapi ,zaten haklı da babanız öyle görmezse bir terslik var sanabilir.
Her ikisini de öpün benim için :) Yaklaşımlar süper çünkü.

seneryocu2 dedi ki...

Annenizi anlıyorum.Hayattan zevk alan,hayata küsmeyen,hayata sıkısıkıya bağlı birisi.Süslenmesi,hem kendini daha iyi hissetmesine ve karşısındaki insanlara saygı ve sevgisinden olsa gerek.Çünkü insan doğası gereği hep güzelin peşindedir.

gri kent sakini dedi ki...

büyük geçmiş olsun Çello, çok sevindim herşeyin yolunda olmasına... ne güzel bir ailen var :) hep güzellikler olsun yakınınızda olan

Berceste dedi ki...

Iyi gecmesine sevindim, gozunuz aydin! Annen en dogrusunu yaparak kendini oyaliyor. Koridor kac metre, kac adim hesabi yapmaktansa ;-)

çello çalan kedi dedi ki...

Buraya gelip, okuyup, sonra bir de yorum yapan güzel insanlar, açıklıyorum hepiciğiniz annemin ruju konusunda ortak fikirdesiniz. :)

Desteğiniz için çok çok teşekkür ederim, çok tatlı, çok iyisiniz.

Belki yazdıklarınız size küçük görünebilir, etkisinin ne olacağını bilemeyebilirsiniz, söyleyeyim çok çok büyük.

Biraz önce hastaneden geldim, sanırım biraz yoruldum, Cumartesi günü A2 ehliyetim için 20 sorudan motor sınavına gireceğim, sorulara hiç bakmadım henüz, hastane koşturmacasında kaynadı tabi, bari biraz çalışayım diyorum.

En içten sevgilerimle.

coraline dedi ki...

cok gecmis olsun:)

ebruli günce dedi ki...

Çok geçmiş olsun,uzuuun yıllar ayrılmayın sevdiklerinle,ne güzel yapmış annen,ne güzel öyle olabilmek...

çello çalan kedi dedi ki...

coraline ve ebrulim, çok çok teşekkür ederim. Biraz önce ambulans ile babamı eve bıraktık. Alçak koltuklara oturması yasak, ve araba ile eve götürmek mümkün görünmüyordu, eve gelse bile asansöre kadar olan merdivenleri çıkması imkansız. Öğrendik ki kalça protezi ameliyatlarında ameliyat sonrası bakım ve koruma özellikle ilk bir ay için çok önemliymiş. Ben günlerdir nasıl taşıyacağz babamı yukarı sorusunu kafamda evirip çeviriyordum. Bu engeli de aşınca epey rahatladım.

Tekrar hepinize teşekkrler.