22 Temmuz 2011 Cuma

Yeterli


* Fotoğrafın hikayesi; Çok sevdiğimiz birini, -köyde yaşayan, tavuk sesleriyle uyanan, yaşamının son bir yılını pencereden dışarı bakarak, hayaller kurarak geçiren- ziyarete giderken çekmiştik. Arabayı Halim kullanıyordu, baklavalı kahvaltının yolcusuyduk. Şimdi ne Halim burada, ne de ziyaretine gittiğimiz kişi.

6 yorum:

gri kent sakini dedi ki...

Fotografa bakınca sanki bir şarkı başlıyor Çello... Öyle eskilerden öyle özlemli, yürekteki resmin eksik rengi bir fırça dokunuşu ile renkleniyor, o reng gri... Bir renk mı? İçine bakmak gerekir, goremiyeceksen o rengi hiç bozma yolunu, devam böyle demek gerekir...

çello çalan kedi dedi ki...

Ah gri kentin sakini, nasıl da özlettin kendini.

gerçekten de eskilerden ve özlemli, haklısın. Oysa üzerinden 3-5 yıl bile geçmedi.

Ses verdiğine göre iyi olduğunu umuyorum. Ama nedense bir şey var sanki sende. Neden böyle hissettim bilemedim. Her şey yolunda di mi?

m. dedi ki...

Bu şiiri çok seviyorum. Bikaç yazında hep "köy" geçiyor. Seni bizim köye götürüp piknik yapmak istedim okurken. Çimlere yattığın an gökyüzü senin

çello çalan kedi dedi ki...

Merve, hoşgeldin.
Biga'da mı sizin köy? Gelirim valla, bir çocuğun şekerle kandırılması gibi, köy lafına çok rahat kanabilirim.

Çimlerin üzerinde uyumak ne güzel birşeydir yahu. Nasıl dinlendirir insanın yüreğini.

Bu "köy" tespitinde o kadar haklısın ki, bile isteye olmuyor da, öyle zihnim o yana kayıyor son günlerde.

Bu şiir-öykü, "yeterli" hali, insanın zamanla evrilebileceği yollardan biri, kendimi bu yaşıma kadar hiç hissetmediğim kadar o şeye yakın hissediyorum.

Bu arada baban nasıl? Merak ediyorum. İyi mi kendisi? Sen de iyi ol istiyor, diliyorum.

Sevgimle.

m. dedi ki...

İyiyiz, burda herşey yolunda, merak etme. Ben bigadayım anneannem ve babaannem biganın köyünde oturuyorlar. Biga, Türkiye'de en çok köyü olan ilçe. Tam 110 tane köyü var. Hepsini bilmiyorum tabii. Yani hayalindeki köy burda saklı olabilir, sevgiler

çello çalan kedi dedi ki...

Merve :) sevindim haberlere. Bir de Çanakkale olabilir bak, neden olmasın. Şu an şu masada oturup çalışmak zorunda olmasaydım da, atlasaydım bir araca, güzel olurdu. Tatil bunlar için var, ama o zaman da böyle anlık gelişmiyor ki, program, plan...

Gerçi bu sene biz denize değil de, evden uzaklaşmadan çevre köylere ziyaretler yapmak niyetindeyiz, yanımıza kitaplarımızı alıp.. Yayılarak, canımız nereye isterse oraya, yanımızda domates peynir, ekmek buluruz elbet, kimin kapısını çalsak verecek biri bulunur di mi:)

Bakalım Merve, ben şimdi plansız tatilimin planını yaptım aslında, hay allah:)