7 Nisan 2010 Çarşamba

Bazen bir gün geriden gelir blog

Dün akşam, iki erkek masayı hazırlamış beni bekliyorlardı. Özel soslar, yaza özel yemekler. Hazır masaya oturmayı seviyorum. Kuzenim becerikli. Kocam tanıdığım en iyi yardımcılardan ve bir salata ustası.

Yemekten önce hemen hediyelerimi alıyorum ellerinden. Bisiklet pompası, zil, kilit ve ah bir de reflektör. Havalara zıplıyorum, en çok zil için. Çünkü Türkan Teyze'nin bahçesinin önünden geçerken ve o çiçeklerle ilgilenirken çın çın çın haber vermek istiyorum kendisine. Ben oradan geçerken takılsın dursun bana arkamdan. Ne kadın şu Türkan Teyze. Akşam ondan yılın ilk sardunyasını aldım. Böyle ateş kırmızısı, ateş pembesi gibi, nolur gülme biliyorum serde çingenelik var işte. Sardunyanın saksısı 3 Tl. O da zorla tutuşturularak eline...

Renk renk saksılarım olsun istiyorum, bizim iş yerimin yanındaki 3 m bakkala gidip bakmak istiyorum, belki orada vardır. Alırsam gösteririm söz.

Aşağıdaki fotoğraf Türkan Teyze'nin bahçesinin geçen yaz çekilmiş bir fotoğrafı. Bakalım bu yaz nasıl olacak.

4 yorum:

lady dedi ki...

ailemden sonra bana edirneyi en çok özleten ve ne kadar sevdiğimi anımsatan şey senin şu fotoğrafların kedicim.. eksik olma sen emi!

Lotus dedi ki...

Çok güzel:)

BEYAZ TUVAL dedi ki...

Pembe bisikletli, çiçeklerle dolu, duru bir hayat... Çok güzel görünüyor buradan. Dilerim hep böyle sürsün...

OZGE THE INARCH dedi ki...

buralarda doğru düzgün çiçek yok!!!hep kaktüs,hep palmiye...kıskandım mı?....biraz...