26 Ağustos 2009 Çarşamba

Pazar Sabahları

* Kah gölgeye sığınmışız ilk çayımızı yudumlarken...

Kah yollara düşmüşüz bir köye doğru. Tazecik yumurtaların tadına doyamamış, dalından koparılmış domates-biberlerin kokusuna bulanmış, bahçenin meyvelerinden yapılmış reçellere kendimizi banmışız...

Önümüze çıkanları gördükçe ruhumuz doymuş, temiz hava çarpmış bedenimizi. Ufka bakıp "hayat ne güzel" demişiz pek bir içtenlikle..

3 yorum:

geveze baykuş dedi ki...

hayat ne güzel!..

güzel be, zor, bazen sıkıcı, asla adil değil... ama güzel işte.

çello çalan kedi dedi ki...

dimi dimi geveze, evet evet kesinlikle...:)

Journey to Orient dedi ki...

kıskandırıyorsun ama gayet güzel, ne yalan söyleyeyim kıskandım diye değil mi? :)

o uçsuz ve de bucaksız manzaralar yok istanbul'da. herşey uçlu, bucak bucak...