13 Mayıs 2010 Perşembe

Bu bahar


Tanıdım; Limon çamını, Akasya ağacını, Sermin'i, Meloş'u, Mine çiçeklerini.
Topladım; Kuzukulağı ve papatya (gelincik toplamayı denedim, kıyamadım vazgeçtim)
Ektim; Ateş çiçeği, petunya, sardunya, cam güzeli, mine çiçeği, papatya, fesleğen
Yaptım; Oğuz ile birlikte uzun soluklu bisiklet gezintileri, sabah kahvaltıları, açık havada kitap okumaları, dost sohbetleri...
Öğrendim; Çam ağaçlarının nasıl yaprak çıkardığını, henüz çiçeklenmemiş papatyaların kökleriyle birlikte sökülüp saksıya ekilirse gayet güzel yaşadığını...
Bir kez daha farkettim; baharın güzelliğinin küçük bir kentin içinde çok çok daha keyifli yaşanabildiğini...

9 yorum:

Aylak Kedi dedi ki...

öğrettin bi de, bir bahar yeniden nasıl doğulur, sisler kara bulutlar nasıl dağıtılır öğrettin benim canım kedim.

gri kent sakini dedi ki...

evet gri kentin kirli pencerelerini hep baharın beyazına sarısına eflatununa açtın ,yaşam var dedin ,hayat var ,umut var dedin hep ... uzaktan yeşerdik ... başka sevdik baharı ...

çello çalan kedi dedi ki...

ah be güzelim, öyle güzel bişey söylüyorsun ki! dağılsın tabi o kara bulutlar, masmavi gökyüzünde beyaz olanları kalsın ama, onlar zararsız ve güzel olanlar:) üstelik o beyaz bulutlar olmazsa aylak ve çello çalan kediler yaşama sevincinden uçarkan ve kimi zaman soluksuz kalırken gökyüzünün enginliğinde nerede durup dinlenebilirler? evet beyaz bulutlar mola yerleri olarak iyidir, kalabilirler ...

masal dedi ki...

Küçük şehirler öyle,baktığında herşeyini görebilir insan..Baharı da,kışı da..bütün güzelliğini görür..
fotoğrafların da yani..niye çok güzel?

çello çalan kedi dedi ki...

Gri kentin sakini dilerim azıcık da olsa başarmışımdır bu dediğini, insan bundan daha güzel ne duyabilir ki!

Masal :)

heidi dedi ki...

Bu bahar; sayfasını her açtığımızda Cello'ya imrendik. O güzel fotoğraflarından yansıyan huzura,akıp giden yazılarına, bisiklet turlarına,Pirinç'in o güzel bakışlarına,ısırılası patilerine, yaklaşan uçurtma şenliğine. Bu bahar Cello bize baharın nasıl yaşanabileceğini öğretti. Seneye bu şehirde baharı aramak yerine küçük bir şehirde öğrendiklerimi pratiğe dökmektir dileğim.

çello çalan kedi dedi ki...

dilerim heidi, dilerim olur bu isteğin. cam bardakta çayların içildiği pikniklerinize konuk oluruz o zaman :)

losstime dedi ki...

mis gibi çiçek koktu hava, papatya koktu, bahar koktu eline sağlık...

yagmur dedi ki...

muzik mi fotografladiklariniz mi yazdiklariniz mi beni bu denli mutlu eden bilemiyorum.zaten muhim de degil. ben bu bloga her girisimde mutlu oluyorum.

sevgiler.