20 Haziran 2011 Pazartesi

Pazartesinin hiç olmadığı yer...


* Istranca Dağlarında eminim hiç pazartesi olmuyordur ve eminim oradaki canlılar sendromdan da habersizdirler... Günler var ama adları yok, mevsimler var ama yıllar yok, zaman yok ama vakit var. Yeşil ne tek başına bir yeşil, ne mor tek başına mor, sayısız ton, derin sessizlik... Uzun bir ömür... 

İçimde bir başkalaşım yaşıyorum. Bu şey beni gitgide sessizliğe davet ediyor. Ne yalan söyleyeyim korkuyorum. Her şeyi geride bırakıp gitsek? Daha da ıssız bir yere? "Hadi canım"  diyorum içimden demesine de, biliyorum ki biz istersek, -şimdi değil ama- günün birinde, fikir kendi içimizde yeterli olgunluğa eriştiğinde, ıssız bir kuytu bulup oraya sığınabiliriz. Kimbilir...

2 yorum:

domatessuyu dedi ki...

Dört kişilik bir kuytu ben de istiyorum.Hem de çok:)

Buket dedi ki...

Böylesine yoğun ve karmaşık yaşamın içinde hep gitmeye , sessizliğe, yalnızlığa ,ihtiyaç duyuyoruz zaman zaman..keşke gerçekleştirebilsek bunu , 2 gün de olsa yeterdi..